Hikayeler Masal

Paylaşmak

Sincap Ceviz tüm yaz boyunca fındık topladı; ama hiçbirini paylaşmadı. Kışın en soğuk gecesinde vicdanının sesini duydu ve öğrendi: Paylaşmak eksilmek değil, çoğalmaktır.

🤝

Fındık Biriktiren Sincap

Meşe ormanının en hızlı ve en becerikli sincabı Ceviz'di. Her sabah güneşle birlikte kalkar, daha kimse uyanmadan daldan dala sıçrayarak fındık toplar, gizli depolarını doldururdu. Akşam olduğunda pençeleri yorgun ama yüreği tatmin olmuştu; çünkü deposu her geçen gün büyüyordu.

🐿️
Ceviz — Sincap
Çalışkan ve becerikli. Tüm enerjisini biriktirmeye harcar. Başkalarıyla paylaşmaktan çekinir; "ne kadar çok biriktirirsem o kadar güvende olurum" diye düşünür.
🐰
Pamuk — Tavşan
Ceviz'in en yakın komşusu. Sıcakkanlı, sevecen ve paylaşmayı seven biri. Kış gelince yiyecek bulmakta zorlanır ama asla şikâyet etmez.

Komşusu tavşan Pamuk ona zaman zaman seslenir, sohbet etmek ister, bazen bir tutam ot ya da bir demet yaban mersini uzatırdı. Ama Ceviz her seferinde bir bahanesi olurdu:

Pamuk

"Ceviz, bu yaban mersini çok güzel oldu bu yıl! Seninle paylaşayım dedim."

Ceviz

"Teşekkürler Pamuk, ama benim depom zaten dolu. Sakın kendine ayır."

Aslında Ceviz'in deposu dolu olduğu için değil, vermekten sevmediği için reddediyordu. "Bugün verirsem yarın azalır" diye düşünürdü hep.

❄️

Kışın En Uzun Gecesi

Kış o yıl özellikle sert geldi. Kar yüksek yığıldı, sıcaklık donma noktasının altına düştü. Ceviz mağarasına çekildi; deposunda bolca fındık vardı, rahat bir kışı vardı.

Ama bir gece, delik bir duvardaki çatlaktan ince bir ses duydu. Pamuk'un sesi. Titrek, zayıf bir ses.

Pamuk

"Ceviz... Çocuklarım iki gündür aç. Biraz bir şey verebilir misin? Sadece birkaç tane..."

Ceviz önce sustu. Sonra dışarı baktı; kar fırtınası vardı, Pamuk'un yuvası küçük ve yetersizdi. Çocukların titreyen sesi duyuluyordu. Ceviz'in içinde bir şeyler gerildi.

Deposunda beş yıl yetecek kadar fındık var. Birkaç avuç vermek onu nasıl etkileyebilirdi ki?

🌟

İlk Avuç

Ceviz kapıyı açtı. Elinde büyük bir avuç fındık vardı. Pamuk'un gözleri doldu.

Ceviz

"Al bunları. Ve... eğer başka bir şeye ihtiyacın olursa söyle."

O gece Ceviz uyudu. Derinlemesine, huzurlu bir uyku. Sabah kalktığında deposuna baktı; fındıklar hâlâ oradaydı. Sadece birkaç avuç eksikti. Ama o birkaç avuç, içinde bambaşka bir doluluk yaratmıştı.

Günler geçtikçe Ceviz komşularına uzandı. Kapı komşusu gelinciklere, daldan dala atlayan muşmula kargaya, kar altında kalmış böceğe. Ve her verdikçe fark etti: Depoyu değil, yüreği dolduran şey buymuş.

Bahar geldiğinde ormanın tüm sakinleri Ceviz'i çok farklı gözle görüyordu. Kimse onu en çok fındığı olan sincap olarak anmıyordu; onu en güler yüzlü, en cömert komşu olarak hatırlıyordu.

🌱 Bu Masaldan Çıkan Ders

Paylaşmak eksilmek değil, çoğalmaktır. Ne kadar çok biriktirirsen o kadar güvende olursun diye düşünmek seni zenginleştirmez — tam aksine içini boşaltır. Gerçek bolluk, elindekini başkasıyla paylaştığında yüreğinde hissettiğin o sıcaklıktır.